Merdiven Güvenlik Filesi ile Mekanların Güvenliğini Sağlayın
Tek Başına Yaşayan Kadınlar İçin Ev Kiralamak Zorlaşıyor: Ayrımcılık ve Güvensizlik Gündemde
04.08.2025 - Pazartesi 13:47Türkiye’de yalnız yaşayan kadınların sayısı her geçen yıl artarken, bu durum kiralık konut piyasasında yeni bir sosyal eşitsizlik alanını ortaya koyuyor. Özellikle büyükşehirlerde kendi ayakları üzerinde duran, bekar ya da boşanmış kadınlar ev kiralarken hem ekonomik hem de toplumsal önyargılarla mücadele ediyor. Kadınlar, ev bulma sürecinde yalnızca yüksek kiralarla değil, aynı zamanda ayrımcılık, güvenlik ve toplumsal baskılarla da karşı karşıya kalıyor. Birçok ev ilanında “bekara, kadınlara, öğrencilere verilmez” ifadeleri açıkça yer alıyor. Emlakçılar aracılığıyla görüşme yapan kadınlar ise sıklıkla “ev sahibimiz tek yaşayan kadın istemiyor” ya da “apartman muhafazakâr, sorun yaşarsınız” gibi cümlelerle karşılaşıyor. Bu tür uygulamalar, hem Anayasa’da yer alan eşitlik ilkesine hem de temel insan haklarına aykırı olmasına rağmen yaygın biçimde sürdürülüyor. İstanbul’da yalnız yaşayan 32 yaşındaki Serap Demir, son taşınma sürecini şöyle anlatıyor:
“Kadın olduğumu ve yalnız yaşayacağımı öğrenince 5 emlakçı bana aynı cevabı verdi: ‘Ev sahibi istemiyor.’ Sebep sordum, cevap bile vermediler. Bir daireyi beğendim, her şeyi konuştuk, ama ev sahibine beni anlatınca vazgeçtiler. Kadın olarak tek başına yaşamanın bu kadar zor olacağını düşünmezdim.”
Kadın örgütleri ve barınma hakkı savunucuları, bu durumu yapısal bir ayrımcılık olarak tanımlıyor. İstanbul Kadın Dayanışma Ağı’ndan Avukat Eda Kurtuluş, “Kadınlar sadece kiracı değil, birey olarak da görünmez kılınıyor. Bazı mülk sahipleri kadınları risk unsuru olarak görüyor; buna karşı açık bir yasal mücadele başlatılmalı” diyor. Kadınların karşılaştığı tek sorun ayrımcılık değil. Güvenlik de ciddi bir endişe kaynağı. Yalnız yaşayan kadınlar, apartman yapısından sokak aydınlatmasına, çevredeki sosyal alanlardan kapı kilit sistemlerine kadar birçok kriteri değerlendirmek zorunda kalıyor. Güvenlik endişesi, birçok kadının maddi olarak altından kalkamayacağı daha pahalı semtlere yönelmesine neden oluyor.
Ekonomik eşitsizlik de tabloyu daha zorlayıcı hale getiriyor. Türkiye’de kadınların ortalama geliri erkeklere göre daha düşük olduğu için yüksek kiralar kadınlar açısından daha büyük bir yük oluşturuyor. Ayrıca boşanmış ya da çocuklu kadınlar, ev sahipleri tarafından daha az “tercih edilir” görülüyor ve bu durum da barınma hakkına erişimde ciddi bir engel yaratıyor. Devletin ve yerel yönetimlerin bu konuda herhangi bir düzenleme yapmaması, sorunun daha da derinleşmesine yol açıyor. Uzmanlar, kadınlara yönelik sosyal konut projeleri, ayrımcılık karşıtı mevzuatlar ve kiralık konut piyasasında denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Sonuç olarak, tek başına yaşamak isteyen kadınlar için kiralık ev bulmak sadece maddi değil, aynı zamanda toplumsal bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Barınma hakkının cinsiyet temelli ayrımcılığa uğramadan güvenli ve adil biçimde sağlanması, sadece bireysel değil toplumsal bir sorumluluk olarak ele alınmalı.
Hukuki İhtilaflarda "Açığa İmza" ve Suistimal Tespiti
Fullfilmizlebox ile Online Film İzleme Deneyimini Yeniden Keşfet
Ofis Koltukları ve Büro Mobilyaları ile Çalışma Alanlarınızı Yenileyin
Kayseri Beyaz Eşya Servisi
Eleman İlanları