Blog

  • Film İzlemenin Kültürel Farkındalık Sağlama Gücü

     

    Film izlemek, kültürel farkındalığı artırmak için güçlü bir araçtır. Sinema, izleyicilere farklı kültürleri, yaşam tarzlarını ve değerleri tanıtarak, daha geniş bir bakış açısı kazandırır. Bir film, izleyiciyi başka bir toplumun geleneklerini, günlük yaşamını, sorunlarını ve başarılarını anlamaya davet eder. Bu, kültürler arası empatiyi güçlendirir ve izleyicinin daha açık fikirli olmasını sağlar.

    Kültürel farkındalık, özellikle farklı ırk, etnik köken veya yaşam tarzlarına sahip insanları daha iyi anlamakla ilgilidir. Bir filmdeki karakterlerin farklı kültürel arka planları, izleyicinin kendi dünyasının dışında kalan deneyimleri daha derinlemesine anlamasına olanak tanır. Örneğin, bir filmdeki göçmenlerin yaşadığı zorluklar, izleyicinin toplumsal meseleler hakkında daha bilinçli bir bakış açısı geliştirmesini sağlar.

    Sinema aynı zamanda farklı kültürleri kutlamak ve toplumlar arasındaki çeşitliliği hoşgörülü bir şekilde gösterme gücüne sahiptir. Kültürel olarak zengin ve çeşitli temalar içeren filmler, izleyicilere hem eğlenceli hem de eğitici bir deneyim sunar. Bu, insanların farklı kültürlere duyduğu saygıyı ve ilgiyi artırır.

    Sonuç olarak, film izlemek kültürel farkındalık sağlamak için mükemmel bir araçtır. Sinema, izleyicilere farklı kültürler hakkında bilgi edinme fırsatı sunarak, daha hoşgörülü ve anlayışlı bir toplum yaratılmasına katkıda bulunur.

     

    Bu makalede film izle, hd film izle, hd film konuları hakkında bilgi verilmektedir. Detaylı bilgi için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

  • Kocaeli’de yeni bir yaşam alanı daha!

    Kocaeli Büyükşehir, İzmit’te yıkılan vergi dairesinden boşalan Sörler Okulu’nun önündeki alanı yeni bir yaşam yerine dönüştürüyor

    KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yıkılan eski vergi dairesinden boşalan alana inşa edeceği meydan projesi için çalışmalara başladı. Müjdeyi bir süre önce eski vergi dairesinin bulunduğu alanda veren Başkan Tahir Büyükakın, “Burası insanlara hizmet edecek bir mekân haline gelecek” açıklamasını yapmıştı. Kentin simge tarihi mekânlarından biri olan Sörler Okulu’nun önüne yapılacak projede; kafe, çay ocağı, amfi, dinlenme ve çocuk oyun alanları inşa edilecek.  Büyükşehir ekipleri, Cumhuriyet Bulvarı’nın devamı olacak bir mekân olarak planlanan projede çevre düzenlemesine başladı.

    BÜYÜKŞEHİR’DEN YENİ YAŞAM ALANI

    Kocaeli’nde yaşayan vatandaşları her geçen gün daha çok yeşil alanla buluşturan ve doğayla iç içe huzurlu vakit geçirmeleri için ideal ortamlar sunan Büyükşehir, bu güzelliklere bir yenisini daha ekliyor. Bir süre önce yıkılan vergi dairesinden boşalan tarihi Sörler Okulu’nun önündeki alanın çevre düzenlemesi çalışmalarına başlandı. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığınca yürütülen “İzmit Tepecik Mahallesi Meydan Düzenlemesi” projesi bölgeye hareketlilik getirecek. Buna göre 2 bin 223 metrekarelik alanda iki adet simit kafe, çay ocağı, amfi, dinlenme ve çocuk oyun alanı inşa edilecek. Giriş rampaları, merdivenler ve yeşil alan düzenlemesinin de yapılacağı proje, şehre ayrı bir güzellik ve değer katacak.

    ESNAF SIKINTI YAŞAMAYACAK

    Büyükşehir, hava şartları elverdiği sürece projenin tamamlanması için çalışmalarını aralıksız sürdürecek. Bu kapsamda ekipler, esnaf ve vatandaşların mağdur olmaması için bölgede gereken tedbirleri aldı.

  • Düzce’de alkollü sürücünün kullandığı araç takla atarak durabildi!

    Kaza Düzce Beyciler Mahallesi 1615. Sokakta meydana gelen kazada edinilen bilgiye göre B.T. İdaresindeki 81 AEA 357 plakalı araç sürücüsü sokak içindeki viraji alamayıp kaza yaptı.

    SEFER DEMİR / DÜZCE (İGFA) - Meydana gelen kazada yaralanan olmazken araç devrilince durabildi. Ekiplerin sürücüye yaptığı kontrollerde 0.97 promil alkollü olduğu anlaşıldı. 

    Çekici yardımı ile araç bulunduğu yerden kurtarıldı. Sürücü B. T. ye alkollü araç kullanmak suçundan ceza yazılarak ehliyetine el konuldu.

  • Uzmanı uyardı! Kronik hastalar ve yaşlılar daha fazla risk altında!

    Soğukların artması ve kış mevsiminin etkisini göstermeye başlamasıyla birlikte solunum yolu enfeksiyonlarında ciddi bir artış gözlemleniyor. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Muammer Çelik, özellikle kronik hastalar ve 65 yaş üstü bireyler için bu dönemin daha zorlu geçebileceği konusunda uyardı.

    İZMİR (İGFA) - Soğukların artması ve kış mevsiminin etkisini göstermeye başlamasıyla birlikte artan enfeksiyonel hastalıklara ilişkin açıklamalarda bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Muammer Çelik, bu dönemin kronik hastalar ve 65 yaş üstü bireyler için daha zorlayıcı olabileceği konusunda uyardı. Sıcaklıkların düşmesiyle birlikte, özellikle grip ve COVID-19 gibi solunum yolu virüslerinin neden olduğu enfeksiyon hastalıklarının sıklığında belirgin bir artış gözlemlendiğini kaydeden Dr. Çelik, bu artışın temel nedenleri arasında kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirilmesi ve doğal bağışıklık sisteminin zayıflamasının yer aldığını belirtti.

    “HASTANE YATIŞINA SEBEP OLABİLİR”

    Solunum yolu virüslerinin nezle gibi hafif seyreden soğuk algınlığından, zatürre gibi solunum yetmezliğine yol açabilen ciddi tablolara kadar geniş bir klinik periyotta çeşitli hastalıklara neden olabileceğine dikkat çeken Dr. Çelik, “Bu durum, kişinin yaşam kalitesinde bozulmaya, işe devamsızlığa, sağlık kuruluşlarına başvuruya ve hatta hastaneye yatışa neden olabilir. Özellikle küçük çocuklar, hamileler, diyabet, hipertansiyon, kalp hastalığı ve KOAH gibi kronik hastalıkları olanlar, sigara kullanan bireyler, bağışıklığı zayıf kişiler ve geriatrik hastalar için bu hastalıklar daha ağır seyredebileceği gibi çok daha ciddi sonuçlara yol açabilir” bilgisini paylaştı.

    “VAKİT KAYBETMEDEN HASTANEYE GİDİLMELİ”

    Dr. Çelik, solunum yolu enfeksiyonlarının en sık görülen belirtisinin halk arasında nezle olarak bilinen soğuk algınlığı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:“Bu durumda genellikle burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve boğaz ağrısı gibi hafif semptomlar görülür ve hastalık genellikle 3-5 gün içinde kendiliğinden iyileşir. Gribal enfeksiyonlarda ise burun akıntısı ve boğaz ağrısına ek olarak; yüksek ateş, kas-eklem ağrıları ve halsizlik gibi daha belirgin belirtiler görülür. Risk gruplarında, solunum yolu virüslerine bağlı ya da bakteriyel enfeksiyonlar sonucu zatürre gelişebilir. Bu durumda uzun süreli yüksek ateş, şiddetli öksürük, balgam, nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkar. Böyle durumlarda vakit kaybetmeden bir hastaneye gidilmesi ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşır.”

    GEREKSİZ ANTİBİYOTİK KULLANIMINA DİKKAT

    Kış aylarında görülen enfeksiyonların çoğunun virüs kaynaklı olduğunu belirten Dr. Çelik, gereksiz antibiyotik kullanımı konusunda uyarıda bulundu:“Bu tarz hastalıkların tedavisinde antibiyotik yerine ağrı kesici-ateş düşürücü gibi ilaçların kullanılması önerilir. Yine dengeli beslenme, sıvı tüketiminin arttırılması ve istirahat dikkat edilmesi gereken başlıca konulardır. Gribal enfeksiyonu olan yüksek riskli kişilere vücudun hastalığa neden olabilecek belirli virüslerle ve viral enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı olmak amacıyla antiviral tedavi verilebilir. Virüslere bağlı gelişen solunum yolu enfeksiyonlarında gereksiz antibiyotik kullanımı, kişiye hiçbir fayda sağlamadığı gibi yan etki gelişimine sebep olabilir ve toplumda antibiyotik direnci gelişimine sebep olur. Antibiyotik tedavisi, sadece bakteriyel zatürre gibi hastalıklarda doktor gözetiminde kullanılmalıdır. Bu sebeple doktorunuza danışmadan antibiyotik kullanmayınız.”

    “HASTALIKTAN KORUNMAK BİR TOPLUM SAĞLIĞI MESELESİ”

    Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın bir toplum sağlığı meselesi olduğunu kaydeden Dr. Çelik,“Bu kış, sağlığınızı korumak için basit ama etkili önlemler alarak hem kendi sağlığınızı hem de çevrenizdekilerin sağlığını koruyabilirsiniz. Örneğin temel hijyen konusunda dikkatli olmak, birçok hastalık için temel bir engelleyicidir. El hijyenine özen gösterin. Sık sık ellerinizi sabun ve suyla yıkayın veya alkol bazlı el dezenfektanı kullanın. Kalabalık ve kötü havalandırılmış ortamlardan mümkün olduğunca kaçının. Bir diğer önemli husus ise bağışıklığınızı güçlendirmek olacaktır. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve yeterli uyku bağışıklık sisteminizi destekler” şeklinde konuştu.

    “AŞI VE MASKE KULLANIMI RİSKLERİ AZALTIR”

    Maske kullanımının sadece pandemi döneminde bir zorunluluk hali olmasının dışında toplum sağlığının korunması noktasında önleyici bir tedbir olarak görünmesi gerektiğini ifade eden Dr. Çelik, “Ateş yüksekliği, öksürük, kas ağrısı gibi şikayetleri olan kişilerin kapalı ortamlarda diğer kişilere virüs bulaştırmamak için maske kullanması önerilir. Maske takmayan kişilerin öksürme ve hapşırma durumunda bir mendil veya peçete ile ağzını burnunu kapatması veya kolunun iç kısmı ile ağzını kapatması gerekmektedir. Özellikle ek hastalıkları olan, ileri yaş ve bağışıklığı baskılanmış kişilerin aynı ortamda hasta olan biri varsa veya kalabalık ortamlarda bulunacaksa maske takmaları çok önemlidir. Son olarak risk grubundaki kişilerin her yıl sıcaklıkların düşmeye başlamasıyla birlikte grip aşısı olması; gribal virüslere bağlı ağır enfeksiyon gelişimi, hastaneye yatış ve ölümleri önlemektedir” dedi.
     

  • Bursa’da aile şirketlerinin geleceğini masaya yatırıldı

    Genç MÜSİAD Bursa Şubesi, Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri olan aile şirketlerinin sürdürülebilirliği konusunu ele alan kapsamlı bir etkinlik düzenledi. “Aile Anayasası ve Şirket Sürekliliği” temasıyla gerçekleştirilen programda, aile işletmelerinin karşılaştığı zorluklar ve bu zorlukların aşılmasında etkili yöntemler üzerine bilgi ve deneyimler paylaşıldı.

    BURSA (İGFA) - Genç MÜSİAD Bursa Şubesi, Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri olan aile şirketlerinin sürdürülebilirliği konusunu ele alan kapsamlı bir etkinlik düzenledi. “Aile Anayasası ve Şirket Sürekliliği” temasıyla gerçekleştirilen programda, aile işletmelerinin karşılaştığı zorluklar ve bu zorlukların aşılmasında etkili yöntemler üzerine bilgi ve deneyimler paylaşıldı.

    Programda , MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Çakın Gıda ortaklarından Yahya Çakın ile Avukat Abdussamet Kahraman, aile şirketlerinin yapısal sorunlarına çözüm sunan stratejik araçların önemini vurguladılar. Katılımcılar, interaktif oturum sayesinde kendi sorularını yönelterek birebir bilgi alma ve farklı bakış açılarını keşfetme fırsatı buldu. Programda, iş dünyasında nesiller arası geçiş süreçleri, ortak vizyon oluşturma, sorumlulukların belirlenmesi ve uzun vadeli stratejilerin önemi gibi konular da derinlemesine tartışıldı.

    ‘En büyük zorluk vizyon eksikliği’

    Açılış konuşmasını yapan Genç MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Süleyman Mesih Çil, aile şirketlerinin Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Çil, konuşmasında “Türkiye’de işletmelerin yaklaşık %95’i aile şirketi yapısında olup, bu işletmeler ekonomimizin en önemli yapı taşlarından birini oluşturmaktadır. Ancak istatistikler, kurulan işletmelerin yalnızca %30’unun ikinci nesle, %12’sinin üçüncü nesle ulaşabildiğini göstermektedir. Bu süreçte en büyük zorluk, ortak bir vizyon eksikliği ve kurumsallaşma süreçlerindeki yetersizliklerdir. Aile işletmelerinin uzun vadeli başarısını garanti altına almak için stratejik planlama ve iyi yapılandırılmış yöntemler kritik öneme sahiptir.” ifadelerini kullandı.

    ‘Hedef uzun vadeli istikrar’

    MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Çakın Gıda ortaklarından Yahya Çakın da aile işletmelerinde kurumsal yapıların oluşturulmasının gerekliliğini, kendi deneyimlerinden yola çıkarak aktardı. Çakın “Şirketimizde uyguladığımız sistematik düzenlemeler, yalnızca iç iletişimi güçlendirmekle kalmadı, aynı zamanda işletmemizin stratejik hedeflerini netleştirdi. Bu yapılar sayesinde, şirketimizde alınan kararların etkisini hem kısa vadede hem de uzun vadede gözlemleyebiliyoruz. Bu tür yaklaşımlar, aile şirketleri için yalnızca başarıyı değil, aynı zamanda uzun vadeli istikrarı da beraberinde getiriyor.” dedi.

    Avukat Abdussamet Kahraman ise hukuki perspektiften aile şirketlerinin sürdürülebilirliğini destekleyen araçlar hakkında bilgiler sundu. Özellikle, aile içinde olası anlaşmazlıkların önüne geçilmesi ve iş süreçlerinin sorunsuz bir şekilde yönetilmesi için gerekli hukuki yapıların oluşturulmasının önemine vurgu yaptı.

  • Kart hırsızları 50 bin liralık alışveriş yaptı!

    Edirne’nin Keşan ilçesinde bir vatandaşın banka kartından bilgisi olmadan 50 bin lira tutarında alışveriş yapıldı.

    Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - Edirne Keşan’da yaşayan bir vatandaş, banka kartından bilgisi dışında 50 Bin tutarında alışveriş yapıldığını belirterek polise başvurdu.

    Olay, Yeni Mahalle Selanik Caddesi’nde meydana geldi. Şikayetçi  Ş.Ş., banka hesabından izinsiz olarak yapılan bu büyük tutardaki harcamanın ardından durumu fark ederek hemen polise haber verdi.

    Keşan Polis Merkezi Amirliği tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, şüpheli olarak gösterilen A.M. hakkında incelemeler başlatıldı.

     

  • CHP’nin Keşanlı İl Genel Meclis üyelerinden Muhtarlar Derneği’ne ziyaret

    CHP’li İl Genel Meclis Üyeleri Keşan Mahalle ve Köy Muhtarları Derneği’ni ziyaret etti.

    Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - CHP’nin Keşanlı İl Genel meclis Üyeleri, Sezgin GündoğduVedat KoyuncuAladdin Öztürk ve Mehmet Güneş Yılmaz, Mahalle ve Köy Muhtarları Derneği’ne gitti. Burada Dernek Başkanı Abdullah Kemik, yönetim kurulu üyeleri  ve köy muhtarları tarafından karşılanan GündoğduKoyuncuÖztürk ve Yılmaz, muhtarlara 2024 yılı çalışmaları hakkında bilgiler vererek 2025 yılında İl Özel idaresi tarafından Keşan Köylerine yapılacak çalışmalarla ilgili bilgiler verdi.

    İl Genel Meclis üyeleri aynı zamdan köy muhtarlarının sorunlarını da dinleyerek çözümleri konusunda bilgilendirmelerde bulundu.

    Keşan Mahalle ve Köy Muhtarları Derneği Başkanı Abdullah Kemik, ziyaret nedeniyle Gündoğdu, KoyuncuÖztürk ve Yılmaz’a teşekkür etti.

  • Cep telefonu dolandırıcılığında yeni taktik! IMEI kaydı tuzağına düşmeyin!

    Döviz kurlarının gittikçe yükselmesi dolayısıyla vatandaşlar, akıllı telefonlarda sıfır telefon almak yerine ikinci el telefonları tercih etmek zorunda kalsa da, bu durum bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Telefon piyasasında dolandırıcıların yeni yöntemi IMEI kaydı tuzağına dikkat çeken sektör temsilcileri, ikinci el telefon alırken dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.

    Esmanur GÜLBAHAR - Herkes Duysun / BURSA (İGFA) -  Son yıllarda, ikinci el ve yenilenmiş telefonlar, tüketiciler arasında giderek popüler hale geliyor. Ancak bu pazarda bazı riskler de bulunuyor.

    Peki ikinci el telefon alırken nelere dikkat edilmeli?

    25 yıldır telefon sektöründe olan ve cep telefon tamiri dışında bilgisayar ile tablet tamiri yapan, yazılım ve aksesuar çeşitleriyle Bursa’da hizmet veren Gökhan Bellibaş, 2024 yılında telefon piyasasının biraz durgun geçtiğini, yalnızca telefon sektörünün değil, genel olarak piyasada durgunluğun hakim olduğunu söyledi. Yılbaşından sonra esnaf olarak umutlu olduklarını belirten Bellibaş, “Telefon fiyatları artar mı, artmaz mı bunlar konuşuluyor. Dolar kuruna bağlı olduğu için haliyle biraz yükselme bekliyoruz” dedi.

    2.ELDE NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

    Alıcıların ikinci el telefon alırken IMEI numaralarının başka bir telefona kopyalanması gibi risklerle karşılaşabileceğini belirten Gökhan Bellibaş, “IMEI numarası, bir telefonun kimlik numarası olarak geçiyor. Bazı dolandırıcılar ise bu numarayı değiştirerek ya da silerek telefonları yeniden satabiliyorlar. Bu nedenle vatandaşlar ikinci el telefon alırken IMEI numarasını mutlaka e-devlet üzerinden sorgulamalıdırlar” uyarısında bulundu.

    Bellibaş, ikinci el telefon almak isteyen kişinin, alacak olduğu yeri iyi tanıması gerektiğini vurguladı.

    Tüketicinin, alacağı ikinci el cihazlarda özellikle kutu ve faturasının olmasına dikkat etmesi gerektiğine dikkat çeken Bellibaş, “Cihazı alırken, cihazın fonksiyonlarına kişinin kendisinin bakması gerekir. Aynı zamanda cihazı alırken IMEI sorgulamasının da yapılması bazı tehlikelere karşı vatandaşı koruyacaktır. Bazen cihazın faturası yanında oluyor ancak irsaliyesinin veya faturasının üzerinde yazan IMEI numarası ile cihazın içerisindeki IMEI numarası uyuşmuyor. O nedenle güvenilir, bu işi hakkıyla yapabilen işletmeleri tercih etmelerini istiyoruz. Tüketicilerin de bu işi merdiven altı yapanlara itibar etmemelerini istiyoruz” diye konuştu.

  • İYİ Parti Mardin’den ‘asgari ücret’ önerisi

    İYİ Parti Mardin İl Başkanı Süleyman Akar, Asgari Ücretin 34 bin lira en düşük en düşük emekli maaşınındı 25 bin TL olması gerektiğini açıkladı.

    Şehmus EDİS (MARDİN İGFA)
    Türkiye’de asgari ücretli ve emeklilerin artık insanca yaşamaya hakkı bulunduğunu belirten İYİ Parti Mardin İl Başkanı Süleyman Akar, bunun içinde iktidarın artık elini taşın altına koyup asgari ücrete ve emeklilere hak ettikleri zammı vermesi gerektiğini söyledi.

    Türkiye’de ekonominin kötüye gittiğini iktidarda çok iyi bildiğini ifade eden Akar, “Bugün Türkiye de çarşıda pazarda yani İğneden ipliğe kadar her şeyde artan fiyatlar karşısında asgari ücretli ve en düşük emekli maaşları adeta tüyleri yolunmuş kanatları makaslanan hayatta kalmaya çalışan kuş misali haline geldi. Asgari ücret ismi üzerinde en az verilmesi gereken ücret iken Türkiye’de çalışan %65 kesimin aldığı maaş haline geldi.  Asgari ücret tespit komisyonunda görev alan kaç üyenin maaşı asgari ücrettir. Asgari ücretlinin çektiği geçim sıkıntısını yasamayan komisyon üyeleri asgari ücretliye derman da olamaz. 2000 yılında aylık asgari ücret ile 2,2 Cumhuriyet altını alınırken bu sayı 2022’de 0,7 ye kadar geriledi. 2020 yılından itibaren asgari ücret ile bir tam altın bile alınamıyor ”dedi.

    ASGARİ ÜCRET YILLAR İÇERİSİNDE ERİYEN BUZULLAR GİBİ ERİDİ

    Mevcut iktidar iktidara geldiği 2002’de asgari ücretle 1,7 Cumhuriyet altını 2003′ te ise 1,9 tam altın alınabildiğini hatırlatan Akar,” Kıyaslama dan da anlaşıldığı üzere asgari ücret yıllar içerisinde eriyen buzullar gibi eridi. Halk bu asgari ücret ile geçinemez duruma 4 kişilik bir ailede geçinmek için 3 çalışanın olması geren bir hale gelindi. Türkiye’de Asgari ücretli ve emekli bırakın ev almayı kirayı bile karşılayamaz duruma geldi. İktidara çağrıda bulunarak asgari Ücrete %100 oranında zam yapılarak asgari ücret 34.004 TL seviyesine çıkarılmalı aynı oranda en düşük emekli maaşı da 25.000 TL ye çıkarılmalıdır. Maaş iyileştirmesi den sonra piyasa dizginlenerek fiyat istikrarı sağlanmalı enflasyonun şahlanmasına izin verilmemelidir.  İktidar bu konuda kesin bir kararlılık göstermeli Manipülatör hareketler içinde spekülasyon yaparak fiyat artışında bulunan işletme ve esnaflar için gerekli önlemler alınmalıdır” açıklamasında bulundu.

  • Güney Marmara’ya 3,7 milyar TL’lik kesintisiz enerji yatırımı

    Güney Marmara’da 5 milyonun üzerinde nüfusa elektrik dağıtım hizmeti veren UEDAŞ, 2024 yılını bölgesinde gerçekleştirdiği 3,7 milyar liralık yatırımın yanı sıra bakım onarım çalışmalarına da 876 milyon lira harcayarak tamamladı.

    BURSA (İGFA) - Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da dünyayı 1.2 kat dolaşabilecek uzunlukta elektrik hattı ve 500 binin üzerinde sokak lambası ile enerji sürekliliğive güvenliğini koruyan UEDAŞ, yatırım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

    UEDAŞ, enerji nakil hatları, kırsal şebeke yenilemesi, aydınlatma ve genişleme çalışmaları için toplamda 3,7 milyar liralık yatırım sağladı.

    Yatırım çalışmalarının yanı sıra düzenli olarak şebekesini yenileyen UEDAŞ, 876 milyon liralık bütçesini de bakım onarım çalışmalarında kullandı.

    SAHA EKİPLERİ 7/24 GÖREVDE

    Coğrafi çeşitliliği ile öne çıkan Güney Marmara’da saha ekipleriyle 7/24 mesaisini sürdüren UEDAŞ, dijital sistemlerle de şebekesini destekliyor.

    Müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutan UEDAŞ, elektrik şebekesinin uzaktan tüm kontrol, kumanda faaliyetlerini sağlayan SCADA sistemi kesinti sürelerini minimuma düşürüyor.

    Hizmet bölgesindeki kritik noktalarda 635 adet istasyonu bulunan ve 3 bin 728 adet fideri SCADA Sistemine entegre eden UEDAŞ, 24 saat online izleme ile meydana gelebilecek arızalara uzaktan müdahale sağlayabiliyor.

This is the free demo result. You can also download a complete website from archive.org.